Çelikte küresel rekabet için İstanbul’da buluşma

İstanbul’da düzenlenen Steel Networking Summits 2026’da çelik sektörünün temsilcileri bir araya geldi. Toplantıda korumacılık, kapasite fazlası ve düşük karbonlu üretime geçiş konuşuldu.

Çelikte küresel rekabet için İstanbul’da buluşma

Steel Networking Summits 2026, 26-27 Ekim’de İstanbul’da açıldı. Çelik İhracatçıları Birliği koordinasyonunda ve TCC A.Ş. organizasyonuyla Swissôtel The Bosphorus’ta düzenlenen zirveye 50’den fazla ülkeden delegasyonlar katıldı. Toplantıda 600’e yakın katılımcı, yaklaşık 250 yabancı temsilci ve 30’un üzerinde konuşmacı yer aldı.

Açılış konuşmalarını Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ÇİB Başkanı ve Dünya Çelik Birliği Başkan Yardımcısı Uğur Dalbeler ile Tosyalı Holding ve Türkiye Çelik Üreticileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı yaptı. Zirvede çelik piyasaları, ticaret savaşları, yatırım fırsatları, yapay zekâ ve akıllı üretim teknolojileri ele alındı.

Bolat, Türkiye’nin 38,1 milyon ton ham çelik üretimiyle Avrupa’da birinci, dünyada yedinci sırada olduğunu söyledi. Sektörün 17,1 milyar dolarlık ihracat yaptığını belirtti. İhracatın yüzde 42,3’ünün AB ülkelerine gittiğini, Türk çeliğinin 200’den fazla ülke ve bölgeye ulaştığını anlattı. AB ile görüşmelerde pazara erişim ve adil rekabet koşullarının gündeme geldiğini söyledi.

Dalbeler, kapasite fazlası ve korumacılığın sektörü zorladığını ifade etti. Talep olmadan kurulan kapasitenin dünya piyasalarında baskı yarattığını, karbon düzenlemelerinin yeni ticaret engellerine dönüşmemesi gerektiğini söyledi. Sektörün geleceğini yalnızca üretim kapasitesinin değil, birlikte çalışma kapasitesinin belirleyeceğini dile getirdi.

Tosyalı ise çelik kurallarının yeniden yazıldığını, Türkiye’nin bu yeni düzende söz sahibi olması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin Avrupa için stratejik sanayi ortağı olduğunu belirterek sanayicilerin kendi stratejilerini üretmesi gerektiğini anlattı.

Panelde de kapasite fazlası, korumacılık ve enerji maliyetleri konuşuldu. Dünya Çelik Birliği Genel Direktörü Henrik Adam, belirsizliğin yönetilmesinin sektörün ana konusu haline geldiğini söyledi. Eski genel direktör Edwin Basson ise Dünya Ticaret Örgütü’nün korunması gerektiğini belirtti. Basson, Türkiye’nin üretim kabiliyetiyle önümüzdeki yıllarda önemli bir çelik koridoruna dönüşebileceğini ifade etti.

Çelikteki rekabet tartışması, siparişin ve üretimin hangi koşullarda süreceğini yakından ilgilendiriyor. Korumacılık ve enerji maliyeti arttıkça işin devamı da masadaki kararlarla daha çok bağlantılı hale geliyor.